Köpek hamile kadına çaresizce havlıyordu… Ama polis gerçeği öğrendiğinde, artık çok geçti.

Eda, hamileliğinin son ayında şehirden uzaklaşıp doğayla iç içe bir yaşam kurmak istemişti. Gürültüden, kalabalıktan ve karmaşadan uzak bir hayat. Küçük, müstakil bir köy evi buldu. Arka tarafında yaşlı bir kiler vardı; kapısı paslıydı, kilitliydi ve yıllardır açılmamış gibiydi. Ev sahibine göre “boş ve önemsiz” bir yapıydı.

Ancak taşındıktan birkaç gün sonra, Eda tuhaf bir şey fark etti.

Komşunun iri cüsseli köpeği her gün belirli saatlerde havlamaya başladı. Sadece Eda dışarı çıktığında, sadece o eski kilerin yakınında dolaştığında… Havlamaları günden güne daha şiddetli hale geldi. Bazen köpek uluyor, bazen de çılgına dönmüş gibi toprağı eşeliyordu.

Başlarda, Eda bunu önemsemedi.

“Hamileliğimi hissediyor,” dedi kendi kendine. “Hayvanlar bazen hassas olur.” Ama içindeki huzursuzluk büyüyordu. Çünkü köpek, sadece o eski yapının önünde bu şekilde davranıyordu. Diğer insanlara, çocuklara ya da hayvanlara karşı gayet sakindi.

Bir akşam, kilerin kapısının hafif aralık olduğunu gördü. Oysa birkaç gün önce sıkıca kapalıydı. Merakı ve endişesi aynı anda tırmandı. Yaklaşmak istedi ama köpek sanki uyarı veriyordu. Havlaması, bu sefer bir çığlığa benziyordu.

Eda geri çekildi ve ertesi sabah polisi aradı.

Başta polis, bunun gereksiz bir panik olduğunu düşündü.

Ama içeri girdiklerinde, atmosfer hemen değişti. Küçük odada, eski ama dikkatlice yerleştirilmiş tıbbi malzemeler vardı. Metal bir masa, üstünde deri bağlar. Yanında enjektörler, ilaç şişeleri, cerrahi eldivenler… Ve köşede, yerde kurumuş kan lekeleri.

Soruşturma derinleştikçe, gerçek ortaya çıktı. Evin önceki sahibi, yıllar önce mesleğinden men edilen bir doktordu. Tıbbi deneyler yaptığı ve izinsiz prosedürler uyguladığı için hakkında dava açılmış, sonra ortadan kaybolmuştu.

Eda’nın bilmeden kiraladığı bu ev, yeni bir “deney” için hazırlanıyordu.

Polis, kilerde henüz açılmamış serumlar, anestezik ilaçlar ve ayrıntılı notlar buldu. Biri geri dönmeye hazırlanıyordu. Ve görünüşe göre, Eda hedefteydi. Yalnız, hamile ve izole bir kadını seçmek, planın parçasıydı.

Ama o planı bozan bir şey oldu: köpek.

Köpek, oradaki tehlikeyi hissetmişti. Belki kokularla, belki içgüdüyle. Ve kendi diliyle uyarıyordu. İnsanlar dinlememişti. Ama sonunda Eda onu duydu.

Bugün Eda başka bir şehirde yaşıyor. Kızı sağlıklı doğdu. Ve o köpek artık onunla birlikte.

Adını Nöbetçi koydu.

“Benden önce hissetti. Benden önce uyardı. Eğer onu dinlememiş olsaydım… belki de bugün burada bu hikâyeyi anlatıyor olmazdım.”

Добавить комментарий

Ваш адрес email не будет опубликован. Обязательные поля помечены *